Artist Draws on Paper Cups to Reflect What He Sees During His World Travels

Artist Draws on Paper Cups to Reflect What He Sees During His World Travels – 

 

Istanbul, Turkey self taught artist Berk Armagan (a.k.a. “SEYYAHART“) draws on papers cups to illustrate all of the amazing sights and landmarks that he has seen while traveling the world. Berk’s entire collection of travel photos are available to view on Instagram and his website.

 

 

 

 

View this post on Instagram

İtalya'ya girdiğimde bi tatil moduna girdim. Önce Sestri Levante'ye gittim. Kuşadası'na benzettim biraz 😂 Deniz, kum, güneş moduna girdim falan. Yerel biralar içtim, pizzalar yedim. Turist olduğumu tam olarak burada hissettim 😂 Denize girdim, inanın aylar sonra rahatladığımı hissettim. Ardından Cinque Terre'ye gittim (Cinque Terre bir bölge ve farklı farklı güzergahları var). Cinque Terre kesinlikle çok güzel ve kendine has tarzı olan bir yer. Corniglia bölgesine gittim ilk, tepeye çıktığımda anladım fotoğraflarda çekilen yerin Monarola'da olduğunu (Gidecekseniz aklınızda bulunsun Monarola'da inin 😂). Trene bindim direkt bulunduğu yere gittim. Monarola'ya gidip kartpostal görünümlü manzarayı görsel hafızama kaydettikten sonra Pisa yoluna koyuldum (Denizden çok daha güzel fotoğraflar çekilirdi ama vaktim olmadığı için çekemedim). Pisa bardağını İsviçre'den İtalya'ya gelirken trende çizmek zorunda kaldım. Açısını ayarlamakta biraz sıkıntı çektim ama sonunda istediğime ulaştım 😂 İtalya'nın en popüler simgelerinden olduğu için yanına İtalya bayrağının renklerini de kattım. Herkes burada Pisa kulesiyle değişik fotoğraf çekilmeye çalıştığı için bende düz bir fotoğraf çekmek yerine poz veren insanlardan birini kullanmayı seçtim ve sonuç 😋 – #italy #pisa #tower #landmark #travel #art #cupart #photography #illustration #drawing #seyyahart

A post shared by seyyahart (@seyyahart) on

View this post on Instagram

Çoğu ressamın kaderi, öldükten sonra üne kavuşmak. Van Gogh'ta bu ressamlar arasında. Onlarca eser vermiş bu adamı Amsterdam'a gelene kadar fazla tanımıyordum. Van Gogh, büyük bir ressam, herkes tarafından bilinen ve sulu boya markasını kullandığım biri topu topu bunları biliyordum. Önceden tabloları beni pek cezbetmese de zamanla nitelikli çizimleri gördükçe bu adamın önemini anladım. Fırça darbeleri, renk kullanımı kendine has ve etkileyici. Bende Amsterdam'ı gezdikten sonra aklımda tek bir çizim yapmak vardı. Kanallar, bisiklet ve ağaçlar. Ama sonradan evine misafir olduğum Halil abinin evinde Van Gogh kitabı gördüm. Biraz muhabbet ettikten sonra Van Gogh hakkında konuşmaya başladık ve müzesinin burada olduğunu öğrendim. Üstelik çoğu eseri bu müzedeymiş (Yıldızlı Gece hariç 😥). Sonra aklıma geldi uzun süredir Yıldızlı Gece'yi çizmek istiyordum. Niyetlendim fakat müzede olmadığını öğrendim (New York'taymış 😥) Kitabı biraz daha inceledikten sonra Van Gogh'un bir sürü otoportre çalıştığını gördüm. En ünlü otoportresini seçtim Halil abiye sordum bu tablo müzede mi? Evet dedi. Ertesi gün Amsterdam'ı yine talan edip geldikten sonra çizilmeye koyuldum. Onca yorgunluğun üzerine 4-5 saat kadar çizim yaptım. Van Gogh'un tarzını bardağa yansıtabileceğimden emin değildim fakat oldu 😂 Elimde fazla malzeme olmadığı için keçeli kalemlerle resimdekine yakın renkleri kullanarak yaptım. Kulağımı kesmedim merak etmeyin 😂 Bu fotoğrafı çekerken arkamda bir sürü turist vardı. Hepsi beni izlemek zorunda kaldı 😂 – #netherlands #amsterdam #vangogh #vangoghmuseum #otoportre #cupart #artist #art #illustration #drawing #supportart #travel #travelart #seyyahart

A post shared by seyyahart (@seyyahart) on

View this post on Instagram

Dün Prag'a geldim. Trenle Prag'a gelirken ne çizeceğimi düşünüyordum. Tripadvisor'a bakıyorum, Astronomi Kulesi, Old Town, Kafka Müzesi falan derken bardağa çizilmesi pek cazip olmayan şeyler gördüm. Sonradan listenin aşağısına indikçe Prag'a gelen herkesin yaptığı şeyi gözden kaçırdığımı farkettim. Dancing House ile fotoğraf çekilmek. O an kafamda şimşekler, uçan tekmeler, yumruklar, taklalar çaktı. Dedim fotoğraf çekilmektense bu kadar meşhur bir yeri çizeyim. Hemen bir Mc Donald's bulup çizmeye koyuldum ve sonuç ortada 😂 Kendi dans evimi yaptım ve size kendi dans evimle olan pozumu sunuyorum 😇 – #czechrepublic #peague #cupart #dancinghouse #building #landmark #artist #art #worldofpencils #drawing #illustration #supportart #artfido #artistmotive #imaginationarts #arts_help #arts_mag #artistic_nation #arts_gallery #arthomepage #artmagazine #worldofpencils2016 #artsanity #dailyarts #artshelp #seyyahart

A post shared by seyyahart (@seyyahart) on

View this post on Instagram

İkizlerimle tanışın 😂 Turist seli, sağım solum önün arkam insan. Allahım Roma ne kalabalıktı öyle. Sıcakta kesinlikle çekilmesi zor bir yer ama sokaklarında yürümek çok keyifli. Roma büyük ve temiz bir şehir, tarihi konusuna girmeme gerek yok o kadar bilgim yok 😂 Boş bir şehir olsa sanırım gezmekten en keyif alacağım yer olurdu. Herneyse bugün Interrail biletim biteceği için hızlı bir Roma gezisi yapmak zorunda kaldım. Floransa'dan ücretsiz olduğu için yerel bir trenle gelmek zorunda kaldım (para suyunu çekti, 3 buçuk saatlik bir yolculuktu). Sabah yemek yeme fırsatı bulamamıştım indiğimde çok sıcak bir havayla karşılaştım. Sıcaklık yetmiyormuş gibi bir ton da turist vardı 😂 Hızlı bir şekilde kolezyuma gittim. Bu arada insanlara çarpmamak mümkün değil 😂 Kolezyum'un çevresini dolaşırken çekeceğim açıyı buldum hemen çantayı koydum. Bu sefer farklı bir çalışma yaptım. İki bardağa çizim yaptım (Daha farklı çalışmalarım da var yavaş yavaş çeşitliliği arttırıcam önümdr uzun bir süreç var 😂). Çizimi yaptım ama doğru şekilde tutması zor oldu. Bu fotoğrafı çekmek için 20-30 dakika uğraştım. Tabi fotoğraf çekmeden öncesi de var 😂 Çok sarsıntılı bir trende çizmek zorunda kaldım Kolezyum'u (2-3 saatten bahsediyorum 😂) O kadar uğraştıktan sonra kendimi Pompi'den tiramisu, Venchi'den çikolatalı vanilyalı dondurma ve makarna yiyerek ödüllendirdim. Son günlerimin İtalya'da olmasına çok seviniyorum (uzun bir süre nutella, fıstık ezmesi, muz yiyerek geçirdim). Karnım tok, kalemim pek bir şekilde Venedik'e gidiyorum. – #italy #roma #colosseum #landmark #ancient #historical #cupart #art #illustration #drawing #artist #travel #traveller #seyyahart

A post shared by seyyahart (@seyyahart) on

View this post on Instagram

Köln tren garından çıktığımda karşılaştığım muazzam yapıt. Tabi daha öncesinden bu muazzam yapıttan haberim vardı. Dresden'den Köln'e gece treniyle gittim. Gece treninde çizmekle çizmemek arasında gidip geldim bayağı onu söyleyeyim. Çok detaylı bir katedral, emin olamadım altından kalkacağımdan. Uykusuz ve yorgundum üstelik. Dedim lan bir kere dedin yapıcam diye yap. Gece başladım çizmeye. Çizmeye başladıktan bir saat sonra ışıkları kapattılar trende millet uyusun diye 😂 Bende tepemdeki ufacık ışıkla çizmeye çalıştım ama olacak gibi değildi, bıraktım. Bıraktığımda çok az bir kısmını çizdiğimi gördüm (çok detaylı diye boşuna demiyorum 😂). Uykum gelmişti zaten, sabah kalkıp bitirmeye karar verdim. Sabah trenden inip oturabileceğim bir yer aramaya başladım. Bilim bakalım nereye oturdum? McDonald's 😂 Hemen çizilmeye koyuldum 3 saat falan sürdü sanırım. En fazla uğraştığım bardak oldu sanırım bu gezide 😂 Ama değdiğini düşünüyorum. Aşırı etkilendiğim bu yapıtı çizmiş olmak bana gurur veriyor 😎 – #germany #köln #cupart #colognecathedral #landmark #cathedral #artist #art #worldofpencils #drawing #illustration #supportart #artfido #artistmotive #imaginationarts #arts_help #arts_mag #artistic_nation #arts_gallery #arthomepage #artmagazine #worldofpencils2016 #artsanity #dailyarts #artshelp #seyyahart

A post shared by seyyahart (@seyyahart) on

View this post on Instagram

Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanmış bu eve Viyana'ya gelmeden önce nerelere gidilir, nerelerin görülmesi gerekir araştırmalarını yaparken denk geldim. Evi gördüğüm an dedim bu evi bardağa çizicem. Bir ressam tarafından tasarlanmış bu ev beni aşırı etkiledi. Üstelik bu ev beni yansıtıyor. En basitinden evin şortumla olan uyumu aynı 😂 Ruhumla olan uyumuna ise hiç girmiyorum. Evin diğer evlerden farkı hiçbir yerinde düz öğe kullanılmamış olması. Ve evin terasları 250 adet ağaç ile yeşillendirilmiş. Düşünebiliyor musunuz, biz ev yapmak için ağaç kesiyoruz, adam ev yaptırıyor ve ağaç ile yeşillendiriyor. – #wien #austria #cupart #hundertwasserhaus #architecture #streetart #artist #art #worldofpencils #drawing #illustration #supportart #artfido #artistmotive #imaginationarts #arts_help #arts_mag #artistic_nation #arts_gallery #arthomepage #artmagazine #worldofpencils2016 #artsanity #dailyarts #artshelp #seyyahart

A post shared by seyyahart (@seyyahart) on

View this post on Instagram

Viyana'da 17 km yol teptikten sonra bir Starbucks bulup hemen çöktüm bir masaya. Tabi @seyyahart herhangi bir Starbucks'a teşrif edince krallar gibi ağırlanıyor (!) 😂 Sonra dinlenmeye başladım. Öyle hiçbir şey yapmadan dinlenmek olmaz deyip bir sonraki gideceğim yer olan Bratislava üzerine araştırmalar yapmaya başladım. Ne çizsem, ne çizsem? diye bakınırken gözüme Ufo Bridge çarptı. İlk defa böyle ilginç bir köprü gördüm 😂 Gördüğüm an onu çizmeye karar verdim. Sonra başladım çizmeye. Hızlı bir şekilde bitirdim yine (Mecbur hızlı çizmem gerekiyor yetişmem gereken tren, gitmem gereken ülkeler ve şehirler var). Ardından 17.16 treniyle Bratislava'ya geçtim. 50 dakika falan sürdü sanırım. Tren istasyonuna vardıktan sonra büyük bir heyecanla çıktım. Çıkar çıkmaz şehirdeki boşluğu hissettim. İlerledim, ilerledikçe terkedilmiş bu şehir herhalde ya da savaştan çıkmış (binalar eski, yıpranmış) diye düşünürken içimdeki ses bir yandan "lan şuradan bir yerden zombi çıkmasın" diyor. Diyor çünkü The Walking Dead seti gibiydi meydana gidene kadar Bratislava. Herneyse meydana gittim, kalabalığı gördüm rahatlama geldi içime, tek canlı kalan ben değilmişim dedim 😂 Sonra Mc Donald's'ta internet molası verdim kendime ardından Ufo Bridge'in bulunduğu yere yürüdüm. Sırtımda gün boyu hep çanta vardı. Bir hayli yol tepmiştim ama amaç olunca gerçekten yorulmuyor insan. Öyle çok tatmin eden bir görüntüsü yoktu Ufo Bridge'in fakat dikkat çekici ve ilginçti. Sonra fotoğrafımı çekip geze geze tren garına gittim. Gün sonu 39.300 küsür adım attığımı öğrendim. Gerisini siz hesaplayın. – #slovakia #bratislava #cupart #bridge #ufobridge #streetart #artist #art #worldofpencils #drawing #illustration #supportart #artfido #artistmotive #imaginationarts #arts_help #arts_mag #artistic_nation #arts_gallery #arthomepage #artmagazine #worldofpencils2016 #artsanity #dailyarts #artshelp #seyyahart

A post shared by seyyahart (@seyyahart) on

Facebook Comments

If you liked this, leave a comment!

↓